Raporlama

Nakit akış tablosu nasıl okunur? Doğrudan ve dolaylı yöntem

Nakit akış tablosu, kârın neden kasaya yansımadığını gösteren tablodur. Üç bölümü, iki yöntemi ve okurken dikkat edilecek işaretleri anlatıyorum.

Nakit akış tablosu, gelir tablosunun ve bilançonun cevaplayamadığı bir soruyu cevaplar: Dönem boyunca şirkete nakit nereden geldi ve nereye gitti? Kâr bir muhasebe ölçüsüdür; tahakkuklar, karşılıklar ve amortisman gibi nakit hareketi içermeyen kalemlerden etkilenir. Nakit ise ya kasadadır ya değildir. Bu yazıda nakit akış tablosunun yapısını, doğrudan ve dolaylı yöntem arasındaki farkı ve tabloyu okurken nelere dikkat edilmesi gerektiğini varsayımsal bir örnekle anlatıyorum.

Üç bölüm: faaliyet, yatırım, finansman

IAS 7 (Türkiye’de TMS 7) nakit akışlarını üç bölümde sınıflandırır:

  • İşletme faaliyetleri: Şirketin asıl gelir getiren faaliyetlerinden doğan nakit akışları: müşterilerden tahsilatlar, tedarikçilere ve çalışanlara ödemeler, ödenen vergiler.
  • Yatırım faaliyetleri: Uzun vadeli varlıkların ve nakit benzeri sayılmayan yatırımların edinilmesi ve elden çıkarılması: maddi duran varlık alımları ve satışları, iştirak alımları.
  • Finansman faaliyetleri: Öz kaynak ve borçlanmanın büyüklüğünü ve yapısını değiştiren akışlar: kredi kullanımı ve geri ödemesi, sermaye artırımı, kâr payı ödemeleri.

Bu ayrım, nakdin kaynağını gösterdiği için önemlidir. İki şirketin dönem sonu nakdi aynı miktarda artmış olabilir; ama biri bunu faaliyetlerinden, diğeri yeni kredi kullanarak sağlamışsa finansal sağlıkları çok farklıdır.

Doğrudan ve dolaylı yöntem

Yatırım ve finansman bölümleri her iki yöntemde de aynı biçimde, brüt nakit giriş ve çıkışları olarak gösterilir. Fark, işletme faaliyetleri bölümünün nasıl sunulduğundadır:

Doğrudan yöntem Dolaylı yöntem
Başlangıç noktası Brüt nakit tahsilat ve ödemeler Dönem kârı
Gösterilen kalemler Müşterilerden tahsilat, tedarikçilere ödeme, personele ödeme Nakit dışı kalemler ve işletme sermayesi değişimleriyle düzeltmeler
Güçlü yanı Nakdin nereden gelip nereye gittiğini açıkça gösterir Kâr ile nakit arasındaki farkın nedenlerini gösterir
Uygulamada Daha az yaygın Yaygın olarak kullanılır

IAS 7 iki yönteme de izin verir; uygulamada dolaylı yöntem daha yaygındır. Yönetim açısından ise iki yöntemin birlikte okunması değerlidir: Dolaylı yöntem “kâr neden nakde dönüşmedi?” sorusunu, doğrudan yöntem ise “tahsilat ve ödemelerimiz hangi düzeyde?” sorusunu cevaplar. Haftalık nakit planlaması doğası gereği doğrudan yöntemle yapılır; 13 haftalık nakit akışı tablosu bunun tipik örneğidir.

Varsayımsal örnek: dolaylı yöntemle okuma

Aşağıdaki şirket ve rakamlar tamamen varsayımsaldır (milyon TL):

Kalem Tutar
Dönem kârı 20,0
Amortisman +10,0
Karşılık giderleri +2,0
Ticari alacaklardaki artış −15,0
Stoklardaki artış −5,0
Ticari borçlardaki artış +6,0
İşletme faaliyetlerinden nakit akışı 18,0
Maddi duran varlık alımı −14,0
Maddi duran varlık satışı +2,0
Yatırım faaliyetlerinden nakit akışı −12,0
Kredi kullanımı +10,0
Kredi geri ödemesi −8,0
Ödenen kâr payı −6,0
Finansman faaliyetlerinden nakit akışı −4,0
Nakitteki net değişim +2,0

Bu tablo şunu anlatır: Şirket 20 milyon TL kâr etmiş, ama faaliyetlerinden 18 milyon TL nakit üretmiştir. Amortisman ve karşılıklar nakit çıkışı gerektirmediği için geri eklenir; buna karşılık alacaklardaki 15 milyon TL’lik artış, satışların önemli bir kısmının henüz tahsil edilmediğini gösterir. Alacak artışı kârın dörtte üçüne yakındır; bu, bir sonraki dönemde mutlaka sorulması gereken bir sorudur. Faaliyetlerden üretilen 18 milyon TL’nin 12’si net yatırıma gitmiş; kalan 6 milyon TL ise kâr payı olarak dağıtılmıştır. Kredi kullanımı geri ödemeden 2 milyon TL fazladır; yani kâr payının bir kısmı dolaylı olarak borçla finanse edilmiştir.

Bu tür bir okuma, kârlı bir şirketin neden nakit sıkıntısı yaşayabileceğini de açıklar. Konuyu kârlı şirket neden nakitsiz kalır yazısında ayrıca ele aldım.

İşaret kombinasyonları ne anlatır?

Üç bölümün işaretleri birlikte okunduğunda şirketin içinde bulunduğu durum hakkında ilk bir fikir verir. Aşağıdaki tablo genel bir okuma kılavuzudur; kesin bir teşhis değildir ve her zaman tutarlar ve eğilimle birlikte değerlendirilmelidir:

Faaliyet Yatırım Finansman Olası yorum
+ − − Faaliyetlerden üretilen nakit hem yatırımı hem borç ödemesini veya dağıtımı karşılıyor; olgun ve sağlıklı bir profil
+ − + Faaliyet nakdi yatırımlara yetmiyor, büyüme ek finansmanla destekleniyor
− − + Faaliyet ve yatırımlar borç veya sermayeyle finanse ediliyor; erken aşama ya da sıkıntı işareti olabilir
− + +/− Varlık satarak faaliyet açığını kapatma; sürdürülebilirliği sorgulanmalı

Okurken dikkat edilecek beş nokta

  1. Faaliyet nakdi ile kârın oranı: İşletme faaliyetlerinden nakit akışının dönem kârına oranı birkaç yıl boyunca sürekli olarak 1’in belirgin biçimde altındaysa, kâr kalitesi sorgulanmalıdır.
  2. İşletme sermayesi kalemleri: Alacak ve stok artışlarının satış büyümesiyle orantılı olup olmadığına bakılmalıdır. Satışlar yüzde 10 büyürken alacaklar yüzde 40 artıyorsa tahsilat sorunu olabilir. Bu kalemlerin yönetimini işletme sermayesi nasıl yönetilir yazısında anlattım.
  3. Yatırım harcamasının amortismana oranı: Uzun süre amortismanın belirgin biçimde altında kalan yatırım harcaması, kısa vadede nakdi iyileştirir ama varlık tabanının eskidiğini gösterebilir.
  4. Faiz ve kâr payının sınıflandırması: Ödenen ve alınan faiz ile kâr paylarının hangi bölümde gösterildiği şirketten şirkete farklılık gösterebilir. Şirketler arasında karşılaştırma yaparken bu sınıflandırmanın aynı olup olmadığı dipnotlardan kontrol edilmelidir.
  5. Nakit dışı işlemler: Kiralama yoluyla edinilen varlıklar veya borcun sermayeye dönüştürülmesi gibi işlemler nakit hareketi içermediği için tabloda yer almaz; dipnotlarda açıklanır. Bu işlemler göz ardı edilirse yatırım ve finansman düzeyi olduğundan düşük görünebilir.

IFRS 18 ile gelen değişiklik

Yeni sunum standardı IFRS 18, 1 Ocak 2027 ve sonrasında başlayan raporlama dönemlerinde yürürlüğe girecektir ve IAS 7’de de değişiklikler yapmaktadır. Bu değişikliklerle dolaylı yöntemde başlangıç noktası, gelir tablosunda yeni tanımlanan “faaliyet kârı” ara toplamı olacaktır. Değişiklikler ayrıca faiz ve kâr payı nakit akışlarının sınıflandırılmasına yeni kurallar getirmektedir; bu nedenle aynı şirketin geçiş öncesi ve sonrası tabloları birebir karşılaştırılabilir olmayabilir. Karşılaştırmalı analiz yapanların geçiş döneminde bu değişikliği hesaba katması gerekir. Türkiye’deki uygulama, ilgili standartların Kamu Gözetimi Kurumu tarafından nasıl yayımlandığına bağlı olarak ayrıca takip edilmelidir.

Nakit akış tablosu neyi göstermez?

Nakit akış tablosu geçmişe dönük bir tablodur ve dönem sonu kesitinde oluşan pozisyonu anlatır. Dönem içinde yaşanan nakit sıkışmalarını, vadesi gelmek üzere olan yükümlülükleri veya kullanılmayan kredi limitlerini göstermez. Bu nedenle tablo, ileriye dönük nakit tahmini ve likidite analiziyle birlikte kullanılmalıdır. Finansal tabloların genel sınırlarını finansal tablolar bize neyi söylemez yazısında tartıştım; likidite göstergelerinin okunmasını ise likidite oranları yazısında ele alıyorum.

Sonuç

Nakit akış tablosu, kârın nakde dönüşüp dönüşmediğini ve şirketin büyümesini hangi kaynakla finanse ettiğini gösteren en doğrudan araçtır. Dolaylı yöntemle kâr ile nakit arasındaki farkın nedenlerini, doğrudan yöntemle tahsilat ve ödemelerin düzeyini görmek mümkündür. Faaliyet nakdinden yatırım harcamaları düşüldüğünde ulaşılan serbest nakit akışı ise şirketin gerçek nakit üretim kapasitesini özetler. Finansal tabloların hazırlanması ve yönetim için yorumlanmasına ilişkin çalışmalarımı finansal raporlama sayfasında bulabilirsiniz.