Yeniden yapılandırma mı, tasfiye mi? Karşılaştırma nasıl yapılır?
Zor durumdaki bir şirket için asıl soru, devam etmenin mi yoksa varlıkları satıp borçları kapatmanın mı alacaklılara ve ortaklara daha fazla değer bıraktığıdır. Bu soru ancak iki senaryonun aynı varsayımlarla karşılaştırılmasıyla cevaplanabilir.
Finansal sıkıntıdaki bir şirket için iki temel yol vardır: borçları yeniden yapılandırarak faaliyete devam etmek ya da faaliyeti sona erdirip varlıkları satarak borçları ödemek, yani tasfiye. Hangisinin daha iyi olduğu bir görüş meselesi değil, bir hesap meselesidir: hangi senaryo alacaklılara ve ortaklara daha fazla değer bırakır?
Bu soruyu cevaplamanın yolu, iki senaryonun aynı tarih, aynı varlık listesi ve aynı borç envanteri üzerinden karşılaştırılmasıdır.
Neden bu karşılaştırma önemlidir?
Kredi verenler bir yeniden yapılandırma teklifini değerlendirirken kendilerine şu soruyu sorar: “Bu teklifi kabul etmezsem ne olur?” Cevap çoğunlukla tasfiyedir. Eğer yeniden yapılandırma, alacaklıya tasfiyede alacağından daha fazlasını, makul bir güvenceyle sağlıyorsa, teklifi kabul etmek için güçlü bir neden vardır.
Bu nedenle karşılaştırma yalnızca şirket yönetimi için değil, müzakerenin kendisi için de temel belgedir. Türkiye’de konkordato sürecinde de projenin, alacaklıların iflas halinde alacaklarıyla karşılaştırılması mevzuatın aradığı unsurlar arasındadır; bu konuyu konkordato yazısında ele aldım.
Tasfiye senaryosu nasıl hesaplanır?
Tasfiye senaryosunda her varlığın zorla satış koşullarında ne kadar nakit getireceği tahmin edilir. Bilanço değeri burada yol gösterici değildir:
| Varlık | Tasfiyede dikkat edilecek nokta |
|---|---|
| Ticari alacaklar | Faaliyet durduğunda müşteriler ödemeyi geciktirebilir veya mahsup talep edebilir. |
| Stoklar | Yarı mamul ve özel üretim stoklar çok düşük değerlerle satılabilir. |
| Makine ve teçhizat | İkinci el piyasası, sökme ve taşıma maliyetleri değeri belirler. |
| Gayrimenkul | Satış süresi ve piyasa koşulları önemlidir. |
| Maddi olmayan varlıklar | Çoğu zaman tasfiyede değer üretmez. |
Ardından tasfiyenin kendi maliyetleri düşülür: personelin kıdem ve ihbar yükümlülükleri, tasfiye süreci giderleri, vergi yükümlülükleri. Kalan tutar, alacaklılar arasında kanuni sıra ve teminat yapısına göre dağıtılır.
Devam senaryosu nasıl hesaplanır?
Devam senaryosunda soru, faaliyetin yeniden yapılandırılmış borç takvimiyle ne kadar nakit üretebileceğidir. Bunun için gerçekçi varsayımlara dayanan bir nakit akışı projeksiyonu gerekir. Önerilen ödeme planı, bu projeksiyonla desteklenmelidir; aksi halde teklif, kâğıt üzerinde cazip ama uygulanamaz kalır.
Devam senaryosu genellikle tek başına yeterli değildir; kalıcı bir iyileşme için maliyet, marj ve işletme sermayesi tarafında somut adımlar içeren bir operasyonel iyileştirme planı gerekir.
Karşılaştırmanın sunumu
İyi bir karşılaştırma, her alacaklı grubu için iki rakamı yan yana koyar: tasfiyede beklenen geri dönüş ve yeniden yapılandırmada beklenen geri dönüş. Paranın zaman değeri de dikkate alınmalıdır; üç yılda ödenecek bir tutar, bugün ödenecek aynı tutarla eşdeğer değildir.
Varsayımlar açıkça yazılmalı ve kritik varsayımlar için duyarlılık gösterilmelidir. Alacaklının güvenini kazanan şey iyimser bir senaryo değil, varsayımları sorgulanabilir şekilde açık bir hesaptır.
Bu karşılaştırmanın uygulamasını FYY – Tasfiye (Likidasyon) Karşılaştırma Analizi çalışmasında görebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
FYY nedir?
Finansal yeniden yapılandırma (FYY), bankacılık mevzuatı çerçevesinde, finansal sıkıntıdaki şirketlerin kredi borçlarının kredi kuruluşlarıyla imzalanan çerçeve anlaşmalar kapsamında yeniden düzenlenmesini ifade eder. Kapsamı ve uygulama koşulları mevzuat değişiklikleriyle güncellenebildiği için, somut bir başvuruda güncel düzenlemenin teyit edilmesi gerekir.
Tasfiye her zaman son çare midir?
Değil. Faaliyetin kalıcı olarak nakit kaybettiği ve iyileşme ihtimalinin düşük olduğu durumlarda, erken ve düzenli bir tasfiye, uzayan bir belirsizliğe göre herkes için daha fazla değer koruyabilir.