FP&A

Senaryo ve duyarlılık analizi nasıl yapılır?

Tek bir rakama dayanan plan, gerçekleşmeyecek bir geleceğe hazırlanır. Senaryo ve duyarlılık analizi, planın hangi varsayıma ne kadar bağımlı olduğunu ve işler kötü gittiğinde şirketin nerede zorlanacağını gösterir.

Her finansal plan, geleceğe dair bir dizi varsayıma dayanır ve bu varsayımların hiçbiri kesin değildir. Duyarlılık analizi, tek bir varsayım değiştiğinde sonucun nasıl değiştiğini ölçer. Senaryo analizi ise birden fazla varsayımın tutarlı bir hikâye içinde birlikte değiştiği alternatif gelecekleri karşılaştırır.

İkisinin amacı geleceği tahmin etmek değil, planın kırılgan noktalarını görünür kılmaktır.

Duyarlılık analizi

Duyarlılık analizinde diğer her şey sabit tutularak tek bir varsayım değiştirilir ve sonuçtaki etki ölçülür. Örneğin:

Değişen varsayım Örnek değişim Kâra etkisi Nakde etkisi
Satış hacmi −%10 Katkı payı kadar düşer Kâr etkisi, alacak ve stoktaki azalmayla kısmen dengelenir
Satış fiyatı −%5 Fiyat farkının tamamı kadar düşer Kâr etkisine yakın
Hammadde maliyeti +%10 Brüt marj daralır Kâr etkisi ve artan stok değeri kadar
Tahsilat süresi +15 gün Etkisi yok Alacak artışı kadar nakit bağlanır
Faiz oranı +5 puan Faiz gideri artar Faiz ödemesi artar

Modelde bu satırların her biri rakamla doldurulduğunda tablo, sonucun en çok hangi varsayıma duyarlı olduğunu gösterir. Çoğu şirkette fiyat ve brüt marj varsayımları, hacim varsayımından daha büyük etki yaratır; tahsilat süresi ise kârı değil nakdi etkiler. Yönetimin dikkati, etkisi en büyük olan varsayımlara yönelmelidir.

Senaryo analizi

Gerçek hayatta varsayımlar tek tek değil, birlikte değişir. Talebin düştüğü bir ortamda fiyatlar baskılanır, müşteriler ödemeyi geciktirir ve stoklar yavaş döner. Senaryo analizi bu birlikteliği yakalar.

Yaygın bir yapı üç senaryodan oluşur:

  • Baz senaryo: Yönetimin en olası gördüğü gelecek.
  • Olumsuz senaryo: Makul ölçüde kötüleşen koşullar (talep düşüşü, maliyet artışı, tahsilat gecikmesi birlikte).
  • Stres senaryosu: Düşük olasılıklı ama şirketin dayanıklılığını sınayan ağır koşullar.

Olumlu senaryo da eklenebilir, ama yönetim için asıl bilgi değeri olumsuz ve stres senaryolarındadır: şirket hangi koşulda nakit eşiğinin altına düşer, hangi koşulda kredi sözleşmelerindeki finansal taahhütleri karşılayamaz?

Senaryoları anlamlı kılmak

  1. Hikâye ile başlayın, rakamla devam edin. “Satışlar %15 düşer” yerine “ana müşteri grubunda talep daralır” gibi bir hikâye yazın ve bu hikâyenin hangi varsayımları nasıl etkilediğini belirleyin.
  2. Nakdi mutlaka gösterin. Senaryolar yalnızca kâr üzerinden değerlendirilirse, en kritik bilgi kaybolur. Model gelir tablosu, bilanço ve nakit akışını birlikte üretmelidir; gerekçesini iş planı neden üç tabloyla kurulmalı? yazısında anlattım.
  3. Tetikleyicileri tanımlayın. Hangi göstergenin hangi seviyeye gelmesi, şirketin olumsuz senaryoya girdiğini gösterir?
  4. Aksiyonları önceden planlayın. Olumsuz senaryo gerçekleşirse hangi harcamalar ertelenir, hangi finansman kaynağı devreye girer?

Son iki madde, senaryo analizini bir rapordan yönetim aracına dönüştürür.

Kırılma noktası analizi

Pratik ve güçlü bir başka yöntem, kırılma noktasını aramaktır: satışlar ne kadar düşerse şirket nakit eşiğinin altına iner? Faiz ne kadar artarsa borç servis karşılama oranı 1’in altına düşer? Bu soruların cevabı, yönetime “ne kadar hata payımız var?” sorusunun doğrudan cevabını verir.

Senaryoların bütçe ve forecast ile birlikte nasıl işletildiğini Bütçe & Forecast Yönetim Modeli ve 5 Yıllık İş Planı çalışmalarında görebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Kaç senaryo hazırlanmalı?

Üç senaryo çoğu şirket için yeterlidir. Senaryo sayısı arttıkça yönetimin dikkati dağılır; önemli olan senaryoların birbirinden anlamlı biçimde farklı olmasıdır.

Senaryo analizi ile Monte Carlo simülasyonu arasındaki fark nedir?

Senaryo analizi birkaç tutarlı alternatif geleceği karşılaştırır. Monte Carlo simülasyonu ise varsayımlara olasılık dağılımları atayarak binlerce sonucu hesaplar. İkincisi daha ayrıntılıdır, ancak varsayımların dağılımı hakkında güvenilir bilgi gerektirir; çoğu yönetim kararı için iyi kurulmuş senaryolar yeterlidir.